ana sayfa

YD-KHK ve YAPI DENETİMİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİ'NDE GÖZARDI EDİLEN ESASLAR

Yapı Denetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (YD-KHK) ve Birliğimiz'e elden verilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin incelenmesinde; Birliğimiz'in önemle üzerinde durduğu bazı esasların gözardı edildiği tespit edilmiş ve bu hususların yayınlanan YD-KHK'da ve ilgili yönetmeliklerde yer almamasının yine olumsuz sonuçlara ulaşılacağı endişesi doğmuştur. Şimdiye kadar yapılan uygulamalarda eksiklikleri nedeniyle büyük problemlerin yaşandığı bilinen ve tasarımdan kullanım aşamasına kadar tüm aşamalarda yapı kalitesini sağlayacak esas unsurlar olan Teknik Müşavirlik Kuruluşu, Profesyonel/Yetkin Mühendislik ve Profesyonel Sorumluluk Sigortası kavramları maalesef YD-KHK'da ve ilgili yönetmelikte halen yer almamıştır. Yasada olması gereken bu kavramların yerine, denetim şirketleri sınıflandırılmakta, trafik sigortasına benzer bir zorunlu mali sigorta yükümlülüğü getirilmekte ve Yapı Denetim Şirketleri için öngörülen sermaye yapılarının % 51'i dışında kalan hisseler için herhangi bir tanımlama yapılmamaktadır.

YD-KHK'nın yayımlanmasının hemen ardından, ülkemiz yapı sektörü içinde rol alan tüm kilit aktörlerin temsil edildiği meslek kuruluşlarının ve sivil toplum örgütlerinin tepkisine neden olması, yönetmelik taslaklarından önce, yasanın kendisinin ciddi biçimde sorgulanması ihtiyacını gündeme getirmektedir. Tepki gösteren tüm kuruluşlar gibi Birliğimiz de, yasanın uygulanamaz hale gelmesinin ya da uygulamada geri dönüşü olmayan noktaya gelinmesi durumunda ulusça zaman ve emek kaybına uğranılacağı gerçeğiyle, yasada belirlenen üç aylık yapılaşma yasağı konusunda fedakârlık yapılabileceğini düşünmektedir. Yasayı izleyecek yönetmeliklerde, farklı amaçlara sahip kurumlardan aceleyle elde edilecek bilgi ve görüşlerle düzeltmeler yapılması halinde; henüz temel hataları düzeltilmemiş olan yasanın, daha karmaşık ve uygulanamaz hale gelebileceği ve "en büyük potansiyel hazır kuvvet" olarak nitelendirdiğiniz TürkMMMB üyelerinin sistem dışında kalması nedeniyle de bazı menfaat grupları tarafından yeni yasanın kısa sürede kolaylıkla dejenere edilebileceği inancındayız.

Daha önce uygulamada olan ve yapı sürecindeki başıbozuk eski koşulların yeni bir yasanın düzenlenmesi gerekliliğini doğurduğu açıktır. Ancak, eski koşulların düzeltilmesi amacıyla hazırlanan yeni yasanın ve ilgili yönetmeliklerinin, aşağıda sıralanan hatalı bulduğumuz konular üzerine temellenmekte olmasını tasvip etmediğimizi ve bu konudaki endişelerimizi tekrar hatırlatmak istiyoruz:

1. Yasa, büyük oranda "deprem fobisi" ile tek sorumlu arama ve geçmişte müteahhitler üzerinde toplanan yüksek risk unsurunu artık Yapı Denetim Kuruluşları'na taşıtma üzerine temellendirilmiştir. Bu yasa; çağdaş dünya uygulamalarının aksine, proje müellifleri, şantiye şefleri, yapı yüklenicileri görev ve yükümlülükleri ile malzeme üreticilerinin kalite sorumluluklarının tümünü Yapı Denetim Kuruluşları'na taşıtmaktadır. Bu kuruluşların yetki ve sorumlulukları, -tüm iyi niyete rağmen- suistimale açık biçimde, politize edilebilir bir bürokrasi karmaşasında kısıtlanabilmektedir.

2. Yasa, inşaat ve müşavir mühendislik sektöründe bugün dünyada ulaşılan noktayı ve sistemi destekleyen global güçleri (finans, sigorta, vb.) yok sayan, dünyayı yeniden keşfetmeye çalışan bir yaklaşım içindedir.

3. Yasada yer alan maddeler arasındaki mantık ilişkileri kopuk ve eksik olup, yayınlanacak yönetmeliklerle düzenlenmesi halinde daha da karmaşık ve uygulamada sorunlar yaratacak bir sistem olarak görünmektedir.

4. Yasadaki pek çok husus, çıkacak yönetmelikler olmadan bir anlam ifade etmemekte ve Bakanlık Yapı Denetim Üst Komisyonu'ndaki -bugün için iyi niyetli oldukları varsayılan- yetkililerin değişmesi halinde sübjektif ve büyük riskler doğuracak şekilde yorumlanabilme riski taşımaktadır. Yasa, yönetmeliklerin olmadığı bu haliyle dahi, büyük oranda devlet bürokrasisi ve politik iradenin (sınıflandırma ve sicil sistemi, komisyon tahkimleri, vb) eline bırakılmaktadır.

5. Yasada, "Yapıda Kalite" bir süreç olarak değil, sadece nihai ürün denetimi olarak algılanmaktadır. Yasa, çağdaş yapı üretiminin önemli bileşenleri olan ve yapım öncesi stratejik planlama, mühendislik, proje yönetimi, işletme, finansman, vb. gibi Müşavir Mühendislik ve Mimarlık görev tanımı içine giren hususları dikkate almamakta, hatta bu süreçte aynı İşveren'e bu yönde danışmanlık hizmeti sunmaya engel olmaktadır. Bu hatalı bakış açısının, yapı kalitesinin sağlanması kadar projenin verimliliği ve kaynak tasarrufunu önemli ölçüde etkileyeceği düşünülmektedir.

6. Yasada, % 51'i mühendis ve mimarlara ait olacağı belirtilen Yapı Denetim Kuruluşları'nın, kalan % 49'unun kimlere ait olacağı belirlenmemiştir. Bu sistemde paydaş olanların, örneğin yapı müteahhitlerinin, sigorta kuruluşlarının ya da başka menfaat gruplarının Yapı Denetim Kuruluşları'nı ele geçirme hazırlığı içinde olmaları, sistemin istismara çok açık olduğunun kanıtıdır.

7. Yasadaki "uzmanlık" tanımı eksik ve yanlış bırakılmıştır. Uzman Mühendislik ve Mimarlık, "meslekte 12 yıl"ını dolduran herkese TMMOB veya "görevi dışında" Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından verilebilmekte, ysada Bağımsız Müşavir Mühendislik ve Mimarlık, Profesyonel/Yetkin Mühendislik kavramlarından söz edilmemektedir. Bu konunun geçmişte müteahhitlik karnesinde olduğu gibi, kamu görevlilerine rant teminine yol açmasından kuşku duyulmaktadır.

8. Yapı Denetim Kuruluşu'nun, yapıda "değer eksikliği oluşturan" her türlü hasar için 2 ve 10 yıl süreyle mali sorumlu olması ve bilâhare zarar görenin yerine geçerek belirtilen sorumlulara karşı yöneltebileceği haklara sahip olması ve zararın ilgilisine rücu edebilmesi, adli sistemin çok yavaş çalıştığı ülkemizde pek bir anlam ifade etmemektedir.

9. Yapı Denetim Kuruluşları'nın üstlendiği risklerin yüksekliği, mali sorumluluk sigorta primlerinin aşırı yükselmesine neden olacaktır. Kaldı ki, sigorta kuruluşlarının ve uluslararası reassürörlerin sigortalama konusunda istekli oldukları konusundaki endişeler nedeniyle, Bakanlık üç yıllık bu zorunluluğu erteleme, teminat süresi ve kapsamını değiştirme maddesini yasaya eklemek zorunda kalmıştır.

Birliğimiz, Yapı Denetimi, Yapı Sigortası, Profesyonel Mühendislik, Profesyonel Sorumluluk Sigortası gibi konular üzerinde önemle durmakta ve yıllardan bu yana ülkemiz yapı sektörünü gelişmiş ülkeler seviyesine ulaştırma gayretiyle ilgili ve yetkili makamlara yardımcı olarak doğru yönlendirme çalışmaları yapmaktadır.

Mevcut YD-KHK ile ilgili düzeltmelerin ve yeni çıkarılacak yönetmeliklerin, sektörde sorumluluk taşıyan tüm grupların katılabileceği ve yukarıda çok kısa değinilen konuların açık, anlaşılabilir ve şeffaf olarak tartışılabileceği toplantılar ile ele alınmasının, izlenmesi gereken en akılcı yol olduğu düşüncesindeyiz.