ana sayfa

YAPI DENETİMİ KARARNAMESİ ELEŞTİRİSİ

Haluk DOĞANÇAY-Dünya Gazetesi-Yapı2000 Özel Ek-20.09.2000

• Yapı Denetimi söz konusu olduğunda, önemi sıkça vurgulanan Bağımsız Teknik Müşavirlik Kuruluşlarının önemli bir bölümünü temsil eden bir birlik konumundasınız. Siz Birlik olarak Yapı Denetimi Hakkında Kanun Hükmündeki Kararname ile getirilen düzenlemeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeni bir düzenleme zorunluydu ve eski uygulama gereksinimlere karşılık vermiyordu.



- Doğru söylüyorsunuz. Eski uygulamanın taşıdığı eksiklikler nedeniyle büyük problemlerin yaşandığını hepimiz biliyoruz. Bu problemleri bilen yetkililer, mevcut problemlere çözüm üretmek amacıyla yeni kararnameyi hazırladılar. Ancak yeni düzenleme yapı kalitesini hedeflemeliydi, çağdaş ve ekonomik verimlilik sağlayıcı olmalıydı. Oysa getirilen düzenleme bu niteliklerden yoksundur. Biz bunu kaçırılmış, önemli bir fırsat olarak görüyoruz ve ulusça zaman kaybettiğimizi düşünüyoruz. Bu kararname, gelecekte kökten değişmeye mahkum. Sonuçta, Yapı Denetim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'yi olumlu, uygulanabilir ve ülke yararına bulmuyoruz. Zaten sektör içindeki faaliyetlerine düzenleme getirilen hiçbir kesimin hoşnut olmaması farklı noktalarda bile olsa eleştirmesi, düzenlemenin yeterli, sağlıklı ve doğru olmadığının önemli bir kanıtı...

• KHK'nın sizce en önemli aksaklıkları nelerdir?



- Aslında pek çok aksaklık var. Ancak en önemlilerini vurgulamak gerekirse, uluslar arası anlayış, yaklaşım ve standartlara uyumsuz hatta bunları reddeden bir yapıda. Kararname'deki biçimiyle denetim, yönetim ve yapı sürecinin son halkası durumunda. Sağlıklı bir yapı üretmek için fikirden işletmeye, tüm yapı sürecini ve kalitesini toptan hedefleyen bir anlayış gerekli. Bu haliyle kararname, geçmişte müteahhitler tarafından taşınarak dejenere olmuş bir durumun ve risklerin Yapı Denetim Kuruluşları'na transferi söz konusu. Sigorta kuruluşlarına yüklenen görev, sigortacılık uygulamalarıyla uyumlu değil. Yapı denetim komisyonlarıyla bürokrasi yaratılıyor. Tüm dünyada uygulanan bağımsız teknik müşavirlik sisteminden uzaklaşılıyor. Üstelik getirilen sistem, kötüye kullanıma, istismara dejenere olmaya çok yatkın.

Belli kesimlere ve çıkar gruplarına kaynak yaratıyor. Yapıyı, bünyesinde birçok teknolojik boyut içeren bir ürün olarak değil, sadece kaba inşaat olarak gören bir anlayışta. Uyum çalışmaları yapılan Avrupa Birliği ülkelerinin uygulamalarıyla da uyumsuz. Avrupa Birliği üyesi ülkelerindeki uygulamalardan uzakta, tümüyle deprem fobisiyle hazırlanmış ve yapının sadece ayakta kalmasını amaç olarak gören bir yaklaşımda. Kararname'de yer alan 'uzman mühendis' kavramıyla, sanki sadece yeterli olanlar seçiliyormuş gibi görünmesine karşın, aslında nitelik tanımlaması olmayan bir düzenleme. Yasal sorumluluklar ve yaptırımlar boşlukta bırakılmış. Teknik boyutu gerçekten iş yapmaya yeterli olan şirketler özendirilmiyor. Bu sistemde çalışmak ve kazanmak ancak sistemin boşluklarını kullanmakla ve sistemi teknik, ahlaki, politik olarak dejenere etmekle mümkün...

• Mevcut birikimleriyle, Yapı Denetim Kuruluşu kurmaya en yakın adayların Birliğiniz üyeleri olduğunu biliyoruz. Çünkü zaten, başarılı denetim çalışmalarını uzun zamandır sürdürmekteler. Ancak öğrendiğimiz kadarıyla üyelerinizden Yapı Denetim Kuruluşu kuran olmamış. Bunun anlamı nedir?



- Haklısınız... Örneğin; deprem bölgesinde zarar görmeyen bir çok yapının denetimine imza atmış üyelerimiz var. Yani, bazı kesimler depremden zayıf not aldılar ama Birliğimiz üyeleri tam not aldı. Başarılı olmalarına rağmen maalesef, başarıları ve bu başarıların sahipleri kamuoyuna yansımadı. Biz, Birlik yönetimi olarak; yaklaşık 170 kurumsal üyemizi bağlayıcı bir karar alma gereği duymadık. Üyelerimiz; işine her yönüyle hakim, sorumluluk bilinciyle hangi riskleri üstlenebileceğini doğru değerlendirebilecek güvenilir kuruluşlar. Onları Yapı Denetim Kuruluşu kurmaya özendirmeyen koşulların olduğu açık. Ayrıca Kararname, üyelerimizin benimsediği 'kararlarda ve finansmanda bağımsızlık' koşullarını yerine getirmiyor. Tüm bunların ışığında üyelerimizin Yapı Denetim Kuruluşu kurmaması, getirilen düzenlemeye olan güvensizliğini ve inançsızlığı ortaya koymaktadır. Daha önce belirttiğim gibi: Bu sistemde teknik ve ticari başarı, sistemin boşluklarını kullanmakla ve onu dejenere etmekle mümkün. Dolayısıyla, üyelerimizin bu yola itibar etmedikleri görülüyor.

• Birkaç gün önce sigorta şirketlerinin, yapı sigortası yapmayacakları ve reasürasn sorunları olduğu bildirildi. Karşılığında Bayındırlık Bakanlığı sistemin sigorta ayağını 6 ay süreyle dondurdu. Bakanlık yetkililerinin açıklamalarını ve bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?



- Yapı Denetim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin, sigortayı, sigortacılığı yanlış tanıdığını, bu nedenle işin mantığına aykırı unsurlar taşıdığını daha önce belirtmiştik. Bu arada yapılan açıklamalar da, yetkililerin bakış açısının, deneyimlerinin yetersizliğini ortaya koyuyor. 'Biz onu sigorta sistemine destek olsun diye getirmiştik' 'Şu anda (sigorta) sektörün bu işten kaybı 80 trilyon TL üzerinde olacak. Bunun farkında değiller' veya 'Kendilerine (sigortacılık sektörüne) yaratılan olanaktan haberleri bile yok.' biçimindeki ifadeler son derece düşündürücü ve talihsiz doğrusu. Biz sigortacıların yanıtına hiç şaşırmadık. Çünkü KHK taslakları üzerinde görüşlerimizi aktarırken, sigortaya ve sigortacılara yüklenen işlevin, bu sektörün özünü ve işleyişini tanımamak anlamına geldiğini belirtmiştik. Nitekim, sigortacılar da daha önceden bu uyarıları yapmışlardı. Aslında sigortacıların yanıtları yeni değil, onlar daha önce sorunlarını ifade etmişlerdi, yeni olan Bakanlığın durumu nihayet anlamış olması.

Yapı Denetimi Hakkında KHK dikkatli incelendiğinde, sigorta konusunun uğradığı başarısızlık bile, tek başına tüm Kararname'nin boşluğa düştüğünün açık göstergesi. İlgililerin talihsiz açıklamalarının bir nedeninin de bu olduğu dikkatlerden kaçmamalı. Bu gelişim, aynı zamanda ilgili tarafların görüşlerini dikkate almayın 'dediğim dedik'çi, 'ben bilirim'ci anlayışının da çöktüğünü göstermektedir. Böylece, üzerinde uzlaşılmamış ve uluslar arası uygulamalara aykırı düzenlemelerle hiç yol alınmadığı bir kez daha anlaşılmış oldu. Tüm bu nedenlerle sigortacılık sektörünü, kişilikli ve kararlı tutumu için kutluyor ve destekliyoruz. Sigortacıların çözüm olarak belirttikleri Teknik Müşavirlik için Profesyonel Sorumluluk Sigortası, Yüklenici için Performans Sigortası ve İşveren -mal sahibi- için Mülk Sigortası, uygulanması gereken sigorta sistemini açıkça ortaya koymaktadır.

• Bugün gelinen noktada Yapı Denetimi Hakkında KHK'nın geleceğini nasıl görüyorsunuz?



- Kararname'nin çıkmasından bu yana, konumunu perçinleyen bir yasal düzenlemeyle değil, sürekli kan ve güç kaybeden bir düzenlemeyle karşı karşıya olduğumuz artık itiraz edilemez bir olgu. Kararname'nin yayınlanmasından sonra hiçbir olumlu gelişme olmamasına karşın, ruhsat, uzman mühendislik-mimarlık belgelendirmesi, kurulan yapı denetim kuruluşu sayısı, niteliği, ortaklar, Kararname'de belirtilen sigortanın yapılmaması, sigorta uygulamasının 6 ay askıya alınması... Tüm bunlara konunun uzmanları ve paydaşları tarafından yapılan açıklamaları ve mesleki kuruluşların eleştirilerini de ekleyince bizce sonuç artık görülmüştür. 'Biraz sabredin, şans, süre tanıyın' diyenler, istediği olanağı kullanmıştır. Sonuç: Deprem sonrası getirilen Proje Müşavirliği belgelendirmesinde olduğu gibi, başarısızlıktır. Ülkeye, sektöre, insanımıza daha fazla zaman kaybettirmenin, yanlışlarda ısrarcı olmanın gereği kalmamıştır. Bu noktadan sonra daha fazla zorlama, kaybı daha da arttıracaktır.

• Peki, bundan sonra ne yapılmalıdır?



- İlgili tüm kesimlerin görüşleri alınarak, gene 'ben yaptım oldu' türü tutumlar terkedilmeli, alınan görüşler mutlaka dikkate alınmalı ve üzerinde uzlaşılmış bir düzenleme uygulanmalıdır. Yapıda kaliteyi sağlamanın, denetimi bir süreç olarak almanın, bilgi ve deneyime dayalı bir işleyişin gereği olarak, yükleniciyi, proje mükellefini, bağımsız teknik müşaviri profesyonel/yetkin mühendisi, kapsamına göre çeşitlendirilmiş sigortaları tanımlayan, yapıyı sadece taşıyıcı sistem olarak görmeyen, standartları, yapı kodlarını, kalite sağlama süreçlerini, nitelikli teknik ve idari insan yetiştirmeyi ve sürekli eğitimli tutmayı sağlayan, uluslar arası çağdaş eğilim, konsept ve uygulamalarla uyumlu bir düzenleme istemekteyiz. Yani yüzeysel, sığ ve dar görüşlü değil, derinlemesine, köklü, önümüzü aydınlatacak bir yapı istemekteyiz. Bu genel hatların, hangi maddelerde nasıl ayrıntılandırılması gerektiği konusundaki önerilerimiz., Birliğimizin yayınladığı bilgi notlarında ve kitapçıklarda ayrıntılı olarak ortaya konulmuştur. Bunları gerek Birliğimizden gerekse web sitemizden sağlamak mümkündür.