ana sayfa

YAPI DENETİM YASASI HAKKINDA TürkMMMB'nin GÖRÜŞLERİ

Haluk DOĞANÇAY-Ekonomist-26.11.2000

Yapı Denetim Yasası sizce sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde hazırlanabildi mi?

DOĞANÇAY: Bu tarz yasaların artık eskisi gibi 'Ben yaptım oldu' mantığıyla çıkmaması lazım. Toplumsal bir konsensüs oluşmalı. Halbuki şimdi çıkan yasaya bakıyorsunuz toplumun her kesimi tenkit ediyor. Demek ki bir sakatlık var.

Başlangıçta üyelerinizin denetçi olmak için başvuru yapmayacağı açıklanmıştı. Bunun nedeni neydi?

DOĞANÇAY: Yüksek Fen Kurulu Başkanı Birliğimiz ile yaptığı bir görüşmede, 'Sizin üyeleriniz bizim en güçlü kaynağımız, hepsine yapı denetim şirketi belgesi vermeye söz veriyorum' dedi. Tüm özellikleri taşıyan üyelerimiz var ama bunlar bir kenarda duruyor. Müteahhitlerin kurduğu şirketler bu belgeleri alıyor.



Bakıyorum bugüne kadar manifaturacılık yapmış adam gelmiş yapı denetçisi olmuş. Bu yasa hatalı ama bir adım ileri atarken iki adım geriye atmanın bir anlamı yoktu. Çağdaş uygulamaları hiçe sayarak 'Biz böyle uygun gördük' denmemeli.



Konuya sadece nihai olarak kontrol açısından yaklaştığınız zaman tüm süreci bir kenara atıyorsunuz. Masada karşılıklı oturup onu kabul ettim, bunu kabul etmedim diyorsunuz. Bu doğru değil. Tüm bu sürecin içinde müşavir mühendisin olması gerekir. En sonda yapılan iş denetim değil sertifikasyondur.

Özellikle hangi noktalarda yasayı hatalı buluyorsunuz?

DOĞANÇAY: Bugüne kadar müteahhitler tarafından taşınmış olan yapının çökme riskini, mimarın mesleki riskini, üreticilerin sistem ve ekipmanlarının risklerini müşavir mühendisler taşıyor. Asansör alınıyor, gizli ayıp, gizli kusur sonradan ortaya çıkabiliyor ama buna rağmen bundan sonra bunun günah keçisi yapı denetim kuruluşları olsun diye bir anlam çıkıyor.



Bilinçli müşavir mühendisler bu riskin altına girmezler. Öyle bir risk ki uluslar arası reasürler dahi sigorta etmiyor. Tüm bunlar için risk yapı denetim kuruluşlarına aktarılıyor.

Yasa diyor ki, "Sen bu riski üstlen sonra gider ilgilisine dava açarsın, hakkını alırsın". Yapı denetim kuruluşunun taşıması gereken riskin karşılığı profesyonel sorumluluk sigortasıdır. Yasada böyle bir değişiklik yapılabilir ama bu bakanlıkla aramızda bir mağlubiyet, galibiyet olayına döndü.

Bu aşamadan sonra neler yapılmasını öneriyorsunuz?

DOĞANÇAY: Toplumda kilit oyuncuların görüşlerini alsınlar. Bunlar ve uluslar arası standartlar doğrultusunda düzenlemeler yapsınlar. Biz özellikle bu ihtiyaçları göz önüne alarak bir yasa taslağı hazırladık. Olaya sadece son aşamada polisiye bir yapı ya da denetleme mekanizması olarak değil tüm süreci ele alarak planlama, yürütme ve denetleme açısından bakan bir bakış açısı getirdik. Ama dikkate alınmadı.

"Devlet İhale Yasası" için bizden görüş istediler. Aylar süren çalışmalar yaptık, rapor hazırladık. Hatta raporun sonunda dedik ki;'Bu sadece bir özettir, lütfen bizi davet edin, yüz yüze konuşalım'. Ama olmadı. Halbuki müşavir mühendislik firmaları yolsuzlukları, pislikleri ortadan kaldıracak, önemli bir güçtür. Türk müşavir mühendislik firmalarının Türk müteahhitlik firmalarına önderlik etmemesi başta dış pazarlarda olmak üzere önlerine büyük sorunların çıkmasına yol açıyor.

Dünyada bu sistem nasıl işliyor?

DOĞANÇAY: Hollanda gibi küçük bir ülkede her birisi en az 3-5 bin çalışanı olan 8-10 tane müşavirlik firması var. Dünyanın gelişmişlik oranları ile doğru orantılı olarak gelişen bir dal bu. Müşavir mühendisler dış pazarlarda müteahhitlere öncülük ediyor.

Türkiye'de bu sistemin gelişmiş ülkelerin seviyesine gelmesi için neler yapılabilir?

DOĞANÇAY: Mart 2001'de yapacağımız Genel Kurul'u 2-3 günlük uluslar arası bir toplantıya dönüştüreceğiz. ABD ve Japonya'dan çok önemli konuşmacı davetlilerimiz var. Bir takım workshoplar, seminerler, eğitim toplantıları var. Bu işin önemini daha büyük alanlarda topluma anlatmak istiyoruz. Dünyada mühendisler seslerini duyurmaktan pek hoşlanmazlar. İşin bu tarafı pek dikkate alınmaz ama artık mühendislik kurumları kendi kurumsal kimlikleriyle ortaya çıkmalı.

MÜHENDİSLERE GÖRE YENİ YASA NEDEN YETERSİZ?

• Yasa deprem fobisi ile tek sorumlu arama ve geçmişte müteahhitler üzerinde toplanan yüksek risk unsurunu artık Yapı Denetim Kuruluşları'na taşıtma üzerine temellendirildi.

• Yasa çağdaş dünya uygulamalarının aksine, proje müellifleri, şantiye şefleri, yapı yüklenicileri görev ve yükümlülükleri ile malzeme üreticilerinin kalite sorumluluklarının tümünü yapı denetim kuruluşlarına taşıtıyor.

• Yasada yüzde 51'i mühendis ve mimarlara ait olacağı belirtilen Yapı Denetim Kuruluşları'nın kalan yüzde 49'unun kimlere ait olacağının belirlenmemesinin gelecekte sorun yaratacağına inanılıyor. Bu sistemde paydaş olanların, örneğin yapı müteahhitlerinin, sigorta kuruluşlarının ya da başka menfaat gruplarının Yapı Denetim Kuruluşları'nı ele geçirme hazırlığı içinde olmaları, sistemin istismara açık olduğunun kanıtı olarak gösteriliyor.

• Yapı denetim kuruluşu, yapıda değer eksikliği oluşturan her türlü hasar için 2 ve 10 yıl süreyle mali sorumlu tutuluyor. Bu sorumluluğun gerçek ilgilisine rücu edebilmesi, adli sistemin çok yavaş çalıştığı Türkiye'de TürkMMMB için pek bir şey ifade etmiyor.