ana sayfa

DEVLET İHALE YASASI

Haluk DOĞANÇAY-Dünya Gazetesi, 23.03.2001

Bilindiği gibi müşavir seçimi bir iş sahibi veya müşterinin vereceği en önemli kararlardan birisidir. Herhangi bir projenin başarısı, çoğu zaman en becerikli, en deneyimli ve saygın firmayla çalışılmasına bağlıdır. Ancak, bağımsız teknik müşavirlik kavramının ülkemizde hak ettiği şekilde uluslar arası standartlarda gelişememesinin ardında öncelikle yasal düzenlemelerden sorumlu politikacıların ve kamu yöneticilerinin bilgi ve bilinç eksikliği yatmaktadır. Ülkeler arasında bir gelişmişlik göstergesi olarak kabul edilen bağımsız teknik müşavirlik sistemi, ülkelerin ekonomileri ve toplumların yaşam kalitelerinin yükseltilmesini sağlayan son derece önemli bir stratejik kaynaktır. Ve bu kaynak, ülkemizde henüz bir yasal düzenlemesi olmamasına rağmen, mühendislik ve mimarlık meslek kariyerlerini en üst düzeyde temsil ederek, mesleki sorumluluk, bağımsızlık ve uluslar arası ahlak yasalarına uygun olarak yürütülme mücadelesi vermektedir.

21. yüzyılda ülkemizde düzenlenen yeni yasalar, hala ekonominin ve toplumun sorunlarına doğru teşhis koyamadan, uluslar arası norm ve kurallardan, çağdaş Türkiye vizyonundan ve toplumsal uzlaşma arayışından uzaktadır. 2886 sayılı Devlet İhale Yasası'nın değiştirilme sürecinde hazırlanan tasarı buna bir örnektir. Her şeyden önce tasarı toplumsal uzlaşma sağlanmadan Meclis gündemine getirilmiştir ve uluslar arası çağdaş uygulamalardan uzaktadır. Tüm sermayesi beyin gücü olan teknik müşavirler, mesleki sorumluluk sigortası yerine sözleşme tarafı olarak, bu kez yüzde 10'a çıkarılan banka teminatı ile yükümlü kılınmakta ve müteahhit/yüklenicilerle eşit müteselsil mali sorumluluk altına sokulmaktadır. Bu durum bağımsız teknik müşavirlik sisteminin gelişmesinin ve ölçek ekonomisine ulaşmasının önündeki en büyük engel olup, aynı zamanda teknik müşavirlik, hizmetleri yüklenici/müteahhit mantığı ile ele alınmakta, gelişmiş ülkelerin artık tümüyle kalite temelli teknik müşavir seçimi metodolojisine geçtiği bir dönemde ülkemizde teknik müşavir seçimi "maliyet temelli" olarak hazırlanmaktadır.

Oysa projeler yönünden en iyi sonuçlara müşteri ile müşavir arasında tam bir güvene dayanan gerçek bir iş ilişkisi kurulduğunda ulaşılır. Yani müşaviri seçme yöntemi her iki tarafta da karşılıklı güveni sağlama amaçlı olmalıdır. Tatmin edici nitelikte profesyonel bir hizmetin yetenek ve beceriye dayandığı açıkça bilindiğine göre, danışmanı sırf ücrete göre seçmek büyük hata olacaktır. Buna rağmen bazı ülkelerde, müşteri üzerinde tüm ihaleleri en düşük ücret verene vermeleri konusunda ciddi baskılar vardır. Bunun nedeni, rekabete dayalı teklif yönteminin, müşavirlik hizmetlerinin büyük çoğunluğunu tanımlanmalarının güçlüğü üzerinde durulmadan, profesyonel hizmetlerin sağlanmasında da kullanılmasıdır. Ayrıca yolsuzlukları önlemek veya hiç değilse azaltmak için rekabete dayalı seçme yöntemini kullanmaları yolunda müşterilere toplumsal ve bir dereceye kadar da olsa yasal baskı uygulanmaktadır. Oysa ki, kalite esaslı seçim yönteminde müşteri müşavirini yeteneğine, sahip olduğu kaynaklara, profesyonel bağımsızlığına, ücret oluşumunun adil niteliğine, mesleki dürüstlüğüne ve kalite garantisi sistemine bakarak seçer. Kalite esaslı seçim sistemi; müşavirleri devamlı olarak teknik becerilerini geliştirmeye, yaratıcılık ve yenilikçilik için çaba göstermeye özendirir.

Kalite esaslı seçim sisteminde, her zaman için önemli olan müşteri-müşavir arasındaki görev ilişkileri, daha seçim işleminin başında güçlenir. Çünkü bu müşteriler, söz konusu müşavir firmaların yeteneklilik düzeyini olduğu kadar firmaların uzman ve yönetici personelini de değerlendirme olanağı bulurlar ki, böylece hatalı bir seçim yapma riski azalır.

Bağımsız müşavir ve mimarlar ülke sorunlarının bir takım oyunu ile çözülebileceğini düşünmektedir. İsteğimiz planlı bir sisteme geçilmesi, yer seçiminin teknik koşullar göz önünde bulundurularak yapılması, sadece yetkin olan mühendis ve mimarların proje yapmaları. Bütün bunlar düşünüldüğünde Japon Müşavir Mühendisler Birliği Başkanı'nın ülkemize yapacağı ziyaret, dikkatleri Teknik Müşavirlik Kurumu'na bir kez daha çekecek ve çıkarılmak istenen yasa taslağının müşavir seçiminde getirdiği olumsuzlukların tekrar ele alınmasına vesile olacaktır.